Siyasi liderlerden beklenen kritik açıklamalarla Türkiye’nin gündemi sarsılıyor; Tuncer Bakırhan, Suriye’deki çatışmaların çözümüne dair önemli önerilerde bulunarak, ülke içindeki terörsüz süreç vurgusunu güçlendiriyor.
Olarak bir gazeteci ve internet haber editörü, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Terörsüz Türkiye” süreciyle ilgili açıklamalarını ele alıyorum. Bakırhan, Sözcü TV’de katıldığı programda Suriye’deki çatışmalara dikkat çekerek, Halep’teki sorunların çözülmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bu meselede aktif rol alabileceğini vurguladı. O, dolaylı bir şekilde Türkiye’nin sınırındaki bu gerilimli durumun ülke gündemini nasıl etkilediğini belirterek, “Halep’teki sorun tabii ki çözülsün. Suriye’deki bu mesele artık çözülsün. Hemen yanı başımızda, sınırımızda bizi üzen, Türkiye’de çok önemli bir gündem olan, tartışmalara sebebiyet veren bir meseleden bahsediyoruz. Türkiye’den, Suriye’deki bir meselenin çözümüne nasıl katkı sunabiliriz, eğer gündemimizi oraya alabilirsek, emin olun yardımcı olabiliriz” dedi ve bu ifadelerle gerilimi artıran bir tablo çizdi.
İKİ TARAF BİRLİKTE FORMÜL BULMALI
Bakırhan, süreç kapsamında yaklaşık iki bine yakın toplantı yaptıklarını belirterek, bu çabaların toplumsallaştırılmasına odaklandıklarını aktardı. O, Türkiye’nin çatışmasız, şiddetsiz ve silahsız bir sürece ihtiyacı olduğunu savunarak, “Toplanıyoruz, bu süreci anlatıyoruz, toplumsallaştırmaya çalışıyoruz. Çünkü biz inanıyoruz. Türkiye’de kesinlikle çatışmasız, şiddetsiz, silahsız bir süreç olmalı. Süreç bunun üzerine inşa edilmeli” diye konuştu ve bu gerilimli süreçte endişe duyanları anladığını ekledi. Bakırhan, “Ama Türkiye’deki sürece mecburuz. İki taraf birlikte formül bulmalı” diyerek, tarafların ortak bir çözüm arayışına girmesi gerektiğini gerilimli bir tonda vurguladı.
İŞİ ZORA SOKAN SÖYLEMLERİN SÜRECE KATKISI YOK
Bu noktada Bakırhan, işi zora sokan söylemlerin sürece katkı sağlamadığını belirterek, “Hiçbir şey olmasa bile, hiçbir adım atılmasa bile bu sürecin başlaması, bu tartışmaların yapılması bile çok kıymetli çok değerlidir” dedi ve Türkiye’nin bu kritik konudaki adımlarını gerilimli bir dille ele aldı. Bu açıklamalar, Suriye meselesinin Türkiye üzerindeki etkisini bir kez daha önemli bir gündem haline getirerek, kamuoyunda derin tartışmalara yol açıyor.
